Geçmişten Gelen Sesler

Bu yazıyı okurken dinlenebilir şarkı için Tıklayınız.


Geçmişin geleceği belirlediği bu yolda, kaçmak ne mümkün…


Çalınan hayatların ardında gizlenmek artık pek de umursanmıyor. Demek ki gerçeği talep edenlerin nesli fazlalaşıyor.


Zerrece muhtaçlığa düşmemek için ayrılıktan ve ayrılmaktan uzaklaşmanın faydası olmuyorsa, boşa bir direnişin yararı da olmayacaktı…


Güzelliğin ve saflığın mağrur görüldüğü, hayrın da şerrinde kulpunu bulan bunca insan varken, iyiliğin önemi de artıyor…



Varsayılan oyunların içinde, oyun kuran düzenler her geçen gün saflığı bastırıyor, hatta mahcup bırakıyor…


Birbirinin kopyası sanki herkes, özentilik alışa gelmiş gibi.


Saf ve gerçek benliği bulmakta zorlanıyor artık insanlar…


Durumun karanlığında kaybolmak, kaçmaya çalışmak aslında…


Eşsiz olanın ardında gizlenen benliği sönmüş ve bulunamaz artık, durmak nedir bilmez kederlerin kara ışığı gibi…


Duyguların karamsarlığı da vardır… Nereden geldiği bilinmeyen ücra köşelerin en iyi dostlarıdır bu duygular içten içe kapatan duygusuzlaştıran… Sinmiş bir puslu hava, her derdin içine alan karanlıkla beslenen, sömüren bu hava kaçınılmaz bir sona hazırlar benliğini, lüks yaşantıların doyasıya serzenişi gibi…


Güzel olanı unutkanlığa bırakırken, tesellisi mahvoluş olan duygulardan bahsediyoruz…


Her an aklında bir betimleme ve kızgınlık, pişmanlık ardından gelirken…


İçinde bulunduğunuz duruma olay yerinden baktığınız sürece sonucun değişmeyeceğini anlamanız gerek artık. Her hangi bir durumda, çözüme ulaşmak zor görünüyorsa tepeden bir bakış atıp her şeyi yerli yerinde görmeniz gerektiğini unutmayın.


Belli belirsiz kavramların esaretinde sıkışmanın manası yok artık. Kendinin farkında olamıyorsan laf anlatabilmek mümkün olur mu hiç..!


Her ne desende muamma tavırlarla karşılıyor seni duyguların, hislerin, çünkü olduğun yerden bir adım ileri gitmeden inandırmaya çalışman, kandırmaya çalışman kendini, manasız değil mi?


Her ne olursa olsun, hangi karanlık anı seni kafesine hapis ediyorsa da, o kafesi kendi elinde yaptığını unutmadan güçlü duruşunla, yıkılmadığını ispatlaman gerekmez mi kendine..?


O kadar çok laf duyuyorsun ki artık, hepsi yan yana geldiğinde manasız birkaç kelimeden farkı olmuyor gibi hissediyorsun? Farkındayız… Lakin şunu bilmen gerekiyor ki kaçmanın çözüm olmadığı gibi saklanmakta çözüm değildir…


Sadece biraz unutkan olmayı denesen, hayatın tek bir şeyden değil de her bir şeyden oluştuğunu bilsen, bu seni mutlu etmez mi?..


Geçmişten Gelen Sesler son.