Gerçekle Hayal Olanı Ayırt Etme

Bu yazıyı okurken dinlenebilir şarkı için Tıklayınız.


Çığlar eşliğinde karşılar seni, bitmez tükenmez bir bengi olmalı bu.


Varlığı bile meçhulken, fedakarlıklarla taçlandırmak herkese özgü olmasa gerek.


Süzülürken benliği edası hayalinde gizlenmişken, kof düşüncelere dalardı aklı.


Kalbin zindan misali kapalı kapıları açılmak nedir bilmez oldu artık, anahtarı sevgisizlikte kaybolmuşken…



Şiirimsi hayatların varlığı pek bir hayal oldu artık, masalların cümbüş kadrosunda yer bulamadı kendisine.


Oldukça gerçeğe döndü, mahfuz bir duvar ördü kendisine. Hala devşirme fikirlerin baş müşavirliğini yapmaktan vazgeçmedi, dileği belliydi aklını çeleni arardı, hakkı bile değildi belki de…


Umudunu kurak çöllerde beyhude çabalara maruz bırakırdı…

İsteklerin ötesinde bir amacı vardı, huzurun saflığı var olmalıydı aramaktan bıkmazdı, anlaşılan o ki umudunu huzurun saflığına bırakmıştı.


Çeşitli tebessümlerle zorluklara gülmekteydi…


Faydasız ilim olmazdı elbet…


Peki ya her bahtsızlığın öğretisi ilim değil miydi?


Mahzun bakışların içinde sıkışan çaresizlik, mahcup bırakırdı kalbindekini. Hataların görmezden gelindiği bir dünya olmalıydı kalp.


Tüm saflığıyla kabul etmek gibi…


Serzenişin destursuz korkusu aldıysa seni, çırpınmalı bir kurtulma çabası olurdu ancak lakin insanlar farklıydı, her şeyden kendilerini tenzih etmekten kaçmazdı. Bir de umudunu yetim çocuklara bağışlayanlar vardı. Onlar fedakar ve asil duruşlu insanlardı, kaçmazlardı…


Hayalin veyahut gerçeğin peşinde değil, duruşun tavrın ve asıl olan mutluluğun peşindelerdi, konuşmakla, göstermekle değil, manidar bakışlarla anlatırlardı aynı zamanda anlarlardı…


Güzel olanla yetinmek insanları hayallere sürükler, çünkü hayaller güzel olanları içine çeker kusursuz bir dünya ister lakin hayaller daimi bir sonuç getirmez, geçici veya sürekli bir umut verebilir.


Belli bir yere geldikten sonra hayallerinde artık hükmü kalkar çünkü o andan sonra görevi gerçekler devren alır ki gerçekler çok daha farklıdır, hayallere manidir gerçekler…


Güzel olana savaş açmış gibidir kimi zaman bundan dolayı herkes sevmez gerçekleri lakin gerçeklerinde güzel bir yanı daha güçlü hayaller kurmayı öğütler ve bu bitmez tükenmez bir döngü halini alır.


Hayaller, gerçekleri, gerçekler, daha güçlü hayalleri tetikler.


Bu denklemde daha tutarlı hayallerin ve gerçeklerin yaşanmasına neden olur.

Gerçekle Hayal Olanı Ayırt Etme son.