Hayatı Kavramak

Bu yazıyı okurken dinlenebilir şarkı için Tıklayınız.


Hayranlığı gizlidir insanların saklamaya çalışırlar, manalı olanın, sevdiğini söylememek olarak algılarlar. Halbuki sevgiyi hem fiilen hem de sözlü olarak dile getirmenin ne zararı olabilir ki?


Aşk’ın mazharlığı burada devreye giriyor işte sanki her bütünde bir yarım eksikmiş gibi hissediyor sevende sevilende.


Bir yerlerde anlaşmazlık var olmalıydı, yoksa bu bütünün bozulması için sebep yoktu.


Fark edilmeden yapılan yanlışlar mı vardı?


Yoksa kibrine kapılan insanlar mıydı bunu yapan? Düşünmeyi unutmuştu sanki, devamlı tek bir yere odaklanıp sadece istediğini almak istiyordu, belliydi…



Sevginin bile samimiyeti kalmamıştı değil mi?


Gözler önünde olanı yok saymak ahmaklık değil miydi?


Unutulacak sözlerin şairleri umudunu yitirmişti. Geçmişini unutmaya çalışan mahkumlar kime sesleniyordu?


Elinden gelenin fazlasını yapmaya çalışan özgürlük savaşçılarına ne demeliydi?


Her defasında başa dönmek garipti, bir yerlerde yanlışlar var olduğu umursanmıyordu, demek ki sadece yaşamaya çalışılıyordu…


Tebessümle geçiştirilen onca fırsata yüz çeviriyorlar artık, manasını hazin bir sona bırakan hür kuşlar gibi.


Çocukların dilekleri artık basit değildi, güç yettiremeyen sahipler vardı artık, uzun soluklu bir yol zannediyorlardı hayatı.


Her şeyi kendininmişçesine sahiplenen sürü sürü unutkanlar vardı…


Bir adım ileri gitmemeye yemin etmiş kindarlar vardı, mazinin acısını geleceğe mâl eden talihsizler vardı.


Gözlerinin önündeki perde fazlasıyla kalınlaşmıştı…


Gam edilen anılarda süzülürken benliğin, yolsuzluğun diz boyunu aştığı sevgi hırsızları çoğalmıştı yine. Görünen o ki ne gam ettiğin anılarda seni bekleyen var, ne de kalbinin yoksunluğundan çıkaracak kimse…


Asılında olan, yalnız olmayı bildiğin ve anladığın zamandan geçiyor.


İşte bu zamanı kendine öğreti olarak aldığında artık öyle kolay kolay savrulan bir dal parçası olmuyorsun, koskoca bir çınar olma yolunda devam ediyorsun demektir…


Bir zamandan sonra etrafına bakıp düşündüğünde, farkına vardığında ne kadar komik ve stabil olduğunu anlıyorsun. Gerçekte olan o büyük yıkım olayları bile öyle bir basitleşiyor ki gözünde her olaya tebessümle bakıyorsun…


Gözlerin gözlerden kaçtığı bu devirde beklenti içinde olmadan devam edince, samimiyetsizliğin ve kin düşmanlığının büyük bir kartopu olduğunu anlıyorsun…


Dolayısıyla ne kendinden taviz ver, ne de birisinin sana karşı taviz vermesini iste.


Öyle bir yaşa ki ‘Nereden? Nasıl?’ ders almaya bak sonuçta yaşadığın bu olay bir ilk olabilir lakin son değil…


Hayatı Kavramak son.