Karşılaştırmanın boyutu

Uçuşan hayallerin peşinden koşmuş, savrulmuş arkasından, sebebi belli olmayan kaç hayale uymuş, bilememiş.


Varlığından haberdar bile olmayana ne kadar ağıt yakmış meczup.


Kimi zaman ayın tepesinde dünyayı izler gibi yukarıdan bakar.


Halbuki anlamaz, nedeni.


Çünkü insan yukarıdan bakmak ister, küçük görmek ister belki de onca insanı.


Kendisinin diğerlerinden daha akıllı, daha zeki, daha büyük olduğunu düşünür, istediği bir işte başkası varsa ondan daha iyi yapacağını düşünür ama anlamaz asıl benliğini.


Bunun sebebi ise kendisini sürekli diğerleriyle, başka bir mevkiye, makama gelen birileriyle kıyaslar ve ona göre kendi izlenimini oluşturur benliğine.


Gerçekten farkına varmak için ne olduğunun, başkasını göz önüne alman mı gerekir ?


Onun yaptıklarına göre kendi yaptıklarını kıyaslaman mı lazım ?


Aslında bunun başka bir bakımdan örneği de, sevgi de karşımıza çıkar.


Kendi sevgini sürekli karşındakinin sevgisiyle kıyaslar ona göre davranmaya çalışırsın.


Olması gereken bu mu gerçekten ?


Her insanın içinde duyduğu his veya hisler farklı olabilir, farklı derecelerde de olabilir ve kendi sevginle karşı tarafın sevgisini karşılaştırır ve burada bir aykırılık fark edersen bu yanlış bir izlenim olmaz mı ?


Senin duyduğun his boyutu farklı, onun duyabileceği his boyutu farklı olabilir.


Eğer ki kendinde daha büyük bir his olduğunu düşünüyorsan ve onda da sana nazaran daha az bir his yani sevgi olduğunu düşünüyorsan, bundan dolayı da bir huzursuzluk içerisindeysen ne kadar doğru bir sonuç olur ?


Kendi sevgini, kendi hislerini onun hissettiği boyutla karşılaştırmak mantıklı bir kanı olacak mı ?



Hepimizin birbirimizden farklı boyutlarda sevebilme gücü vardır, buna hissedebilme gücü de diyebiliriz.


Kimisi daha fazla, daha güçlü sevmeyi ister ve bunu yapar, kimisi de abartılı sevgiden, abartılı bir histen uzak durur, göstermeyi pek sevmez, işte bunlar bizim ayırıcı özelliklerimizdir.


Yukarıda bahsettiğimiz konuya dönecek olursak herhangi bir mevki veya makam ya da başka bir iş içerisindeysen, burada yapacağın kıyaslama başkalarıyla değil de kendi içinde yapabileceğin boyutla kıyaslamak, karşılaştırmak, başka birisiyle karşılaştırılmaktan daha mantıklı olabilir. Ama bu demek değil ki başkalarının yaptığı hataları göz önüne almayacağız. Tabii ki de onların hatalarından ders alıp yaptığın işi daha iyi yapacaksınız.

Burada varacağımız söz, kendinden öncekilerin hatalarından ders alıp, aynı hataya düşmeden, daha iyi bir iş çıkarabilmek ve yaptığın işi başka işlerle ve kişilerle değil kendin yapabileceğin seviye ile kıyaslamak elinden gelenin en iyisini yapmak daha mantıklı olabilir.


Şu dipnotu çizmekte fayda var.


Yapamayacağın bir işi eline alıp yapabileceğim bu kadar, diye bırakmak değil anlatılan.

Hakkı ile iş alıp hakkıyla bitirebilmek var olan…


Karşılaştırmanın boyutu son.