Kendi Kendine Anlamak

Bu yazıyı okurken dinlenebilir şarkı için Tıklayınız.


Seher vaktinin tan ağarmasında gizli bir yüz buldu bulutlarda.


Saklı bir sır ve vicdansız bakışların esiri halindeki masum.


Gerçekten masumluk var olabilir mi yanlışların içinde kalan için ?


Işığı sönmüş artık haylaz söz sanatlarının, kurtarmaz olmuş her lafız yaptığın yanlışları.


Bazen kaybolmak evla gelirmiş, hışımla kapanan kapıların ardında…


Arayışa çıkmış insan kendinde var olan mazluma…


İyi niyetin arayışındaymış, iyiliğin meşgalesini görmek istemiş.


Her doğan güneşte hatırlamış hissettiğini, lakin anlamsız birkaç bakış almış üstüne gerisi hayallerinde.


Sürekli bir kayboluşun ortasında kalmış, sırrını anlamamış kapalı kutularda, çıkmaz sokaklarda.


Sırrını kaybetmemiş insan.


Asıl olan gizli kalmak mıydı ? Yoksa, cezbeden karanlığın içinde manidar kalmak, merak edilen olmak mıydı acaba ?


Peki ya geçmişte kalanlar, oradaki yanlışları düşlerinde düzetmeye çalışana yok mu tesellin ?


Geçmişte hapis olmuş mazlum olan…


Önündeki değere karşı körlük mahfuz olur muydu geçmişe ?


Anılan isimden çıkamaz olmuş, derin hüzün duvarlarının naçizane seyrine dalmak…


Süre geleni boşluğa atmaktan öte değilmiş hayat.


Doludizgin sözlerin esiri halindeyken bir parıltı içinde ay misali aydınlatırmış.


Sözleri ruhunu derin gülümsemelerin ardına atarmış. Kendi içinde kayboluşu yaşar lakin düzenbaz hayallerin çıkmaz sokaklarında kalırmış, uykulu bakışlarla.


Olmadığın kişiyi canlandırmak senin hangi köşende, kendin olmak varken senin aklın hangi meçhulde ?


Kendi Kendine Anlamak son.